çatlamak

nsz
1. 破裂, 开裂, 龟裂, 出现裂纹: Ayakkabının yüzü çatladı. 鞋面出现裂纹。Sıcak suyu koyuncu fincan çatladı. 倒进热水之后杯子裂了。Toprak kuraklıktan çatladı. 土地因干旱而龟裂。
2. 转́ 撑死, 撑得要死; 累死累活; 哭死哭活
3. -den 转́ 极度忧郁(焦急、烦躁、嫉妒, 疼痛等): kıskançlıktan \çatlamak 嫉妒得要死 sabırsızlıktan \çatlamak 急得要死 üzüntüden \çatlamak 伤心得要死 Başım ağrıdan çatlıyor. 我头疼得要命。Çatladın mı? 耐心点儿!别这么不耐烦!
4. (波浪)卷碎, 破碎
◇ çatlasa da (patlasa da) 就算使出浑身解数, 无论怎么努力: Çatlasa da patlasa da isteklerini yerine getirmeyeceğim. 就算使出浑身解数, 我也不能满足您的要求。çatlayasıya gülmek 哈哈大笑

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • çatlamak — nsz 1) Parçaları ayrılıp dağılmayacak biçimde yarılmak Bardak çatladı. 2) Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak Meşin ciltlerin çoğu kıvrılmış, bir kısmı da arkalarından çatlamıştı. A. H. Tanpınar 3) mec. Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çatır çatır çatlamak — 1) çok çatlamak Kızgın güneşe maruz bırakılmış çam fıstıkları çatır çatır çatlıyor, sapır sapır dökülüyordu. E. E. Talu 2) çok kıskanmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • meraktan çatlamak — merakından çatlamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çağlamadan çatlamak — gerekli olgunluğa erişmeden olgun davranışlarda bulunmak, büyüklük taslamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hırsından çatlamak — öfkeyle birlikte aşırı derecede kıskanmak Ben kısa yazamıyorum öykülerimi diye hırsımdan çatlıyorum. N. Meriç …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • göbeği çatlamak — birçok güçlüğü yenmek için çok uğraşmak Meclisten geçirinceye kadar göbeğim çatlamıştı. H. E. Adıvar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • merakından çatlamak — 1) çok kaygılanmak 2) bir şeyi öğrenmek isteğini aşırı ölçüde duymak Rica ederim söyleyiniz, merakımdan çatlayacağım. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • başı çatlamak — başı çok ağrımak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • büksülmek — çatlamak, yanlmak II, 229 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • yarılmak — çatlamak, kanamak …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • merak — is., Ar. merāḳ 1) Bir şeyi anlamak veya öğrenmek için duyulan istek Ona bu merak nereden, nasıl, niçin, ne zaman illet olmuştur diye az kafa yormadım. H. Taner 2) Bir şeyi edinme, yapma, bir şeyle uğraşma isteği Öteden beri güzel giyinmeye, güzel …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.